15 AĞUSTOS 2024 PERŞEMBE
sabah uyanamadım. saat 11'e doğru annem aradı. osman abinin karısı fatma yenge ölmüş. cenaze kumlada... öğlen namazında. eee, nasıl yetişicem.araba yok. erdal'ı aradım. araba hazır değil. berra uyuyordu. onu uyandırıp gitmem gerektiğini söyledim. o arkamdan uyumaya devam etti. koştura koştura durağa gittim. 35C'ye son andan yetiştim. bukart boş olduğu için kredi kartı geçtim. manyak bir para alıyor. gökderede bukarta 100 lira yükledim yeter zannıyla. merinosta gemlik arabasına da koşa koşa ancak yetiştim. 3 tane genç kızın arasına oturdum. allahım, bu yeni kuşak yerlerde sürünüyor. felaket durumdalar. allahtan kızlarım böyle değiller. iyi yetiştirdik onları. hele kızın birinin annesiyle bir konuşması vardı telefonda... kafasızlar... bir boka benzemeyen berbat bir hayat yaşayacaklar. kafa yok çünkü, birikim yok, hiçbirşey yok. yol boyunca telefondaki gereksiz resimleri sildim. telefonumun mobil interneti kapalı günlerdir çünkü aylık limit doldu. bir süredir wifi kapalıymış. evde bile mobilden yiyormuşum. kumlada hangi cami diye anneme telefon edip sordum. annem köydeymiş. oradan inecek. merkez camisi dedi ama öyle bir cami yok. camiyi ararken cenaze arabasını ve içinde osman abiyi gördüm. peşlerine takıldım. daha önceden bulduğum camiymiş. daha hiç kimse yok. osman abiye başsağlığı diledim. biraz sohbet ettik. kadıncağız diyaliz hastasıydı. diyaliz sırasında enfeksiyon kapmış. sebep bu... biraz sonra neclalar geldi.ben o sırada anneme telefon ediyordum. beni gördüler ama birşey demediler. zaten ben de salih ile pis pis bakıştım. meğer annemleri köyden almaya o gidecekmiş. cami avlusunda millet toplaşmaya başladı birazdan. tanıdıklarımla selamlaştım. osmanın oğlu ahmet tam hacı abi moduna girmiş. sakal falan.. zor tanıdım. orhan abiyle konuştuk. aykutu methetti. necla ile, hüseyin ile sohbet ettik. sonra öğle namazı için içeri girdi herkes. ben telefondaki fazlalık videoları sildim o arada. çıkışta mezarlığa salihin arabasıyla git dedi ayşenur. ona selam bile vermem dedim ve yürümeye başladım. fazla uzak değil. yolun yarısını geçmiştim ki, ayşenur arabayla yanıma yanaştı. annemle teyzem de var arabada. ben debindim. mezarlık girişinde ayşenuru kenara çekip vildan yengemi sordum. en iyisini o bilir. hakkaten çok doyurucu bilgi verdi. kanser beyne sıçramış ama ufak ufak kümecikler şeklinde. onlara ışın ile yok ediyorlarmış. eğer durum buysa tehlike sandığım kadar büyük değil demektir. ama yengem kemoterapi falan derken kalp sıkıntısı çıktı. son beyin olayından sonra morali de bozulmuş çok. beyza kanserin beyne sıçradığını söylememiş. kafasındaki yağ bezelerine önlem olarak başına ışın tedavisi yapıldığını söylüyormuş. cenazeden sonra ayşenur beni arabayla gemliğe bıraktı. gemlik otobüsünde bir kadının yanına oturdum. kadın sohbet açtı. kimisi yanına erkek oturtmazmış ama onun için sakıncası yokmuş. yol boyu sohbet ettik. hafif delişmen bir kadın. nilüferi andırıyor ruh hali sanki. erken yaşta evlendirildiğinden, karacabeyden bursaya yerleştiğinden, bir sürü şeyden bahsetti. hukuki olarak başı beladaymış. nerede bile olduğunu bilmediği üzerine kayıtlı bir araba varmış. o arabadan kurtulması için yardım edebileceğimi söyledim. telefon numaramı istedi. ama tam o sırada telefonum bozuldu. kilitlendi. hiçbirşey yapmıyor. açtım kapattım. arama yapmıyor. sinirden kıracaktım neredeyse. bu samsung tam bir başbelası oldu. kadına numaramı verdim. kaydetti. arar belki. bir durak önce indi. endamına baktım. fena değil. yüzü yaşlı görünüyor ama benden ufak. çok yıpranmış. hava sıcak . yorgun ve açım. akşam olmak üzere. daha su bile içmedim. merinostan metro ile şehreküstü'ye, oradan da 35C ile eve gittim. berra evde. problem çıkmamış. mısır gevreği ve noodle yapmış kendine. bir de karpuzu kaşıkla yemiş. akşam yemeği için pizza yapmaya karar verdik. markete gidip sosis, mısır, gazoz falan aldım. pizzaların resmini whatsapp duruma koydum. dilek ve yunus laf attılar hemen. hatta pizzayı yerken dilek aradı. sesi hoparlöre verdim. dilekle konuştuk. pazartesi gel diyor. berra de gelmek istiyormuş. dilek gelsin diyor. gece kızımla passengers filmini izledik TV'de. geceyarısına doğru bir tencere pilav yedim. allah belamı verdsin benim. tutamıyorum geceleri boğazımı. gece berra benim odamda yattı uyudu, ben de salonda...

Yorumlar
Yorum Gönder