22 HAZİRAN 2024 CUMARTESİ
sabah erken uyandım ve dilek'e günaydın mesajı attım. havadan sudan kedilerden köpeklerden muhabbet ettik. dün gece 2'ye kadar uyumadığımı söyledim. o da 3'e kadar uyumadığını söyledi. gece alemlerindeymiş. bülentle konuşuyor musun, nasıl diye sordu. bilmiyorum, uzun zamandır konuşmuyorum dedim. selamımı söyle dedi. bülenti aradım ama arabayla denizliye dönüyor. konuşamadık. gece kimle aleme gittiğini öğrenmemi istedi. dilekle konuştum sonra. bursaya gelecekmiş. bir arkadaşı ile birlikte. onlara kalacak yer de ayarlarmışım falan filan. ayten diye bir kadın yanında olacakmış. beni tanıştırmak istediği kadın herhalde. gece de levent diye adını daha önce duymadığım biriyle berabermiş. bülente söyle dedi. kudurur, söylemeyeyim dedim. öğleden sonra berra uyandı. ben de o saate kadar vaktimi yatakta geçirdim. berra da 2'ye kadar uyumamıştı. tüm disney filmlerini bitirmeye uğraşıyor. bu yakınlarda disney aboneliğimiz bitecek çünkü. disney karttan yenileme yapmak istemiş ama allahtan kart limiti yetersiz... berra'ya normal ekmekten 2 tost yaptım. ikisini de yedi. ondan izin isteyip setbaşına dükkana gittim. adnana uğradım önce. suratı beş karış. yüz vermiyor, cevap vermiyor. erdinç da yanında. benle bir sıkıntısı var gibi. dükkanda tülümen yok. mustafa var. mustafa her zamanki ters şeyler söyleyerek kızdırma peşinde. dışarda oturup beklemeye başladım. epey oturdum. tülümen geldi. bu sefer de gökçeye takıldı. akşama doğru dükkana girdim. gökçe ile 2-3 muhabbet de ben çevirdim. o gittikten sonra laf para mevzusuna geldi elbette. adnan için parça almam gerektiğini para lazım olduğunu söyledim. her zamanki malum cevap. para yok. pazartesi gel. sanki pazartesi birşey olacak. salla babam salla. evde tüp yok. tüp için teelefonla bayi aradım. eve getiriyorlarmış. evden isterim. bankadan eksi bakiyeden para çektim. adnan geldi bir ara dükkana. neyse, gene eski adnan olmuş. şakalaşıyor, kızıyor, gülüyor. dükkandan ayrılıp eve döndüm. evin kapısında bülent aradı. ayten ve levent kim diye sordum. levente ağız dolusu küfretti. benim üniversitedeki halim o herif diyor. dileği ne yapıp edip yatağa atar diyor. ayten'i de hiç tavsiye etmedi. pek beğendiği biri değil anlaşılan. silicem dileği dedi. hemen silme dedim. tamam dedi. biraz sonra bülent gene mesaj attı. dileğin profiline bakmış. çok mutlu yazmış diye kudurmuş. silecem diye küfür kıyamet gidiyor. eee, silerse dilek benden bilir. dileğe mesaj atıp whatsappdaki yazı yüzünden seni silecek haberin olsun dedim. tam o sırada barbin mesaj atıp dilekle mi görüşüyorsun dedi. durumu anlattım. delirdi. bana girişti bu sefer. silmemiştim diyor. ne bileyim silecem dedin. benden bilmesin diye mesajı ileri sürdüm dedim. öyle kudurdu ki, beni falan engellemiş. dileğe de leventten bahsettiğimi söylemiş. sinirden kuduruyor. dilekle yazışmış. dilek te sinirlenmiş. başını belaya soktum diye özür diliyor. neyse, eve dönüp tüp istedim telefonla. ama çocuk aç... hemen pizza yaptım. tabii sosu pişeremeyeceğim için çiğ salça ile değişik bir tarzda yaptım. güzel oldu. ama ben içecek almaya gittiğimde kasadaki bir problem yüzünden geciktim. çok kıtır kıtır olmuş. yedik. berra birşeyler izliyor. izin isteyip milli maça baktım biraz. 2-0 olmuş bile. şaşırmadım. gene berra'nın izlediklerini açtım. maçı siktirettim. gece yarısına doğru barbin aradı ve 3'e kadar içini döktü. dilek buna leventleyim deyip yer bildirmiş. bu salak da gitmiş. uzaktan dileği izliyor. dilek 2 kadın arkadaşıyla berabermiş. bizim oğlan abayı tekrar yakmış. gitmiş dilekle yeniden konuşmuş. bütün ayarları sıfırlanmış. başa döndü gene. gecenin ilerleyen saatlerinde barbin de özür diledi. telefonu zorla kapattırdım oğlana. içi öyle dolu ki, boşalt boşalt bitmiyor. dilek bana dönse, eskisi gibi olsa hayali kuruyor. dilek başkasıyla yatacak diye ödü kopuyor. manyak ya... dilek çok daha sağlam duruyor. bülent tam bir bağımlı gibi davranıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder