20 HAZİRAN 2024 PERŞEMBE
gece boyu içinde ex olan rahatsız edici ve can sıkıcı rüyalar gördüm. uyandığımda gerçekle rüyayı karıştıracak haldeydim. o kadar canım sıkılmış ki, ensemdeki yumru büyümüş. o yumru yağ bezesi diyordum şimdiye kadar ama galiba içi sıvı dolu bir kese o. sürekli hacim değiştirmesi ancak böyle mümkünolabilir. Sabah 6 uyandım ve yatakta oyalandım bir süre. sonra gidip berra uyandıracaktım ama uyanıktı zaten. yatarak telefonunda birşeyler yapıyordu. incirliye telefon ettim ve hazırlanmalarını söyledim. burgaza gidecez. berra'nın mayosunu aradım. buldum. bu araada bütün kıyafetlerin yeri ortaya çıktı. beren'e seslendik ama o gelmeyecekmiş. evde anahtar bıraktık ve kahvaltı için incirliye gittik. daha sofra hazır değilmiş. yoğurda kırılmış yumurta vardı. ilk defa gördüm ve yedim. kahvaltıdan sonra aşağıya inip önce eve geri döndüm ve burgazın anahtarını aldım. dönüşte evden su istedim. arabanın üstünde, kuş boklarını sildim. dün bıraktığım yerde acayip sıçmışlar. annem epey oyalandı evde ama en sonunda burgaza yola çıktık. yolda benzin aldım. hemen denize girdik. hürrem salağı biz geldiğimizde iş makinasına yosunları temizletiyordu. ama iş makinası denizi bulandırdı ve kirletti durduk yere. denizde yüzdük biraz. sonra upuzun kuyruklu bir denizanası gördüm. birisinin verdiği üstü kesilmiş 5 litrelik bir pet şişe ile denizanasını yakaladım ve sahile çıkardım. bir an kahverengi denizanası ilgi odağı oldu. berra isim taktı. latte. epey zaman denizde kaldık. yüzükoyun yatıp biraz yandım. sonra da kızları yorulana kadar omzumdan attım. beni zıplama rampası yaptılar. kayalardan denize de atladık. zeyno döndü. berra sahilde kalmak çok güzel deyip bir süre daha sahilde kaldı. sonunda eve dönüp duş aldık. sonra ahmeti alıp kablonete gittik. ilginç şekilde 3 abonelik görünmedi bu sefer. eleman acemi imiş meğer. 2 aylık parasını yatırdı ahmet. internet açıldı. eve döndük. satıcı ahmete bakındım. kot alacaktım ama yok. evde annemle biraz çene çaldık. o arada berra ve zeyno salondaydı. tüm gün burgazdaki evi sattığıma pişman olmakla geçti desem yeridir. üst kat satılık. onu alsam ne iyi olur. akşama doğru balkonda yemek yedik. annem evdeki yoğurtu süzüyor. epey süzülmüş ama tam değil. eşyalarımızı toplayıp eve döğru yola çıktık. bu arada; eve gelir gelmez bahçeye gidip çilek yedik. olmuşları topladık. ben 1 tane yedim. ayşe berra 7-8 tane. fazla yoktu. şeftaliler olmamış daha ama dünya kadar var. cennet hurması tüm meyvelerini dökmüş. eve döndük. arabayı fikrinin önüne park ettim. beren evde. bir sopa ile süzülecek yoğurdu tavana astık. altına da yoğurt kabını koyduk. berenin aklına arka sahanlığın üstüne file örtmek gelmiş. çok iyi fikir. koltukta otururken biraz kestirdim. sonra arabayı park etmek için dışarı çıktım. arabayı geri geri çöp tenekesinin önüne parkettim. o sırada torpidonun üstüne yapıştırdığım telefon numarası aparatının sıcaktan yamulduğunu farkettim. elime aldım ve raakamların bir kaçı arabanın içine düştü. aranması bulunması ne zor şeyler. 7'yi bulamadım. evde berra ile beren satranç oynadılar. berra çok ama çok kötü oynuyor. hiçbir hamleye dikkat etmiyor. hemen yenildi.ben yanında dikkat et falan dediğim için bozuldu. biri yanında olunca rahatsız oluyormuş. ardından ben de beren ile oynadım. berra'dan beter oynadım. anında mat oldum. hiç dikkatimi veremiyorum. kafam çok meşgul. akşam ne yiyecez diye konuştuk. berra'nın geçenlerde annesi için yaptığı yemeği yapmasına karar verdik. gerekli malzemeleri aldım. bir akşam yemeği evde bile 300 lira. sadece tavuk kanat ve biber domates, bir de içecek. berra yemeği yaptı ama yağ,su ve tuz koymadı. biraz katır kutur oldu. ben fırındayken bir ara üstüne biraz yağ püskürttüm. makarnayı ısıtırken tüp bitti. neyse ki yenecek kadar ısınmıştı. gece erkenden kanepede uyudum.
Yorumlar
Yorum Gönder