12 HAZİRAN 2024 ÇARŞAMBA
7'de uyandım. berra da kendiliğinden uyandı. bugün burgaza denize gidecez. Çantayı hazırladım. havlu, terlik vs koydum. ex de kendi evindekileri torbaya koydu. gidip onları da alıcaz. 2 Tost yaptım berra için. ikisini de yedi. yola çıktık. önce 35C'ye bindik. bukart boşmuş. şöfore zaten metroya binecem dedim. eliyle geç işareti yaptı. metro ile acemlere kadar gittik. orada indik. berra'yı bir banka oturttum ve beklemesini söyledim. bir de donat aldım ona. ben gidip arabayı tamirciden alıcam. yola arabayla devam edicez. tamirciye gittim. Erdal yok, diğer eleman anahtarı verdi ve tekrar acemler istasyonuna gittim. berra'yı aldım ve ex'in evine gittik. berra yukarı çıkıp torbayı alacak. ex aradı. meğer ex'te değilmiş mayo. ben de sandım ki, onda. güneş kremi de yokmuş. sadece bikiniler varmış. berra bikini giymek istemiyor. çok sinirlendim. madem sende birşey yok, niye hazırladım ben herşeyi diyorsun. ben arar bulurdum mayosunu. ex'te diye aramadım. burgaza vardık. zeyno telefonu açmamıştı. uyuyormuş. berra o eve girdi. , Zeyno denize girmeyecem dedi. anlaşıldı. regl. aklıma da gelmişti. Zeyno'dan mayo aldık. zeyno bizim evde beklerken biz berra ile denize gittik. deniz kirli, müsilaj başlangıcı gibi birşey var. durgun, sıcak ama kirli. berra ile yüzdük biraz. omzumdan attım falan. bir tane kahverengi denizanası vardı. elimle suyu itleyerek onu uzağa sürdüm. berra ile epey eğlendikten sonra bir ara açığa yüzdüm ve denizanası tam da koltukaltıma çarptı. cayır cayır yanma hissi ile denizden çıktım. sanki bir ateş sürekli değdiriliyormuş gibi ama dayanılamaz birşy de değil. kumsalda ismet ve hürrem ile biraz sohbet ettik. ben hürrem'e geçen seneki olaydan dolayı yüz vermiyorum. ismetle konuşuyorum. hürrem arada laf atıyor bana. benden avukat bey faan diye bahsediyor ismete yardım edebileceğimi söylerken. ismetin bir asansör derdi varmış. dilekçe yazsana dediler. yarın sabah hallederiz dedim. kumsaldayken bülent-dilek ikilisinin telefon hücumuna uğradım. dilek saçını kestirip resmini bana göndermişti. bülent bu mesjın kendisine gönderildiğini anlamış. o da profil resmini değiştirmiş. benim üzerimden birbirleriyle haberleşiyorlar. bir biri aradı, bir biri... ben denizanası acısı yüzünden denize giremeyince berra denizde kendine yeni arkadaşlar buldu. sonra da okuldan arkadaşı cereni de buldu zaten. denizde onlarla epey oynadı. o sırada ben dilek bülent mevzusu ile boğuşuyordum. denizden sonra eve döndük ve yıkandık. kızlara tavuk döner ısmarladım. dışarda biraz gezineyim deim ama sıcak çok fena, esinti de yok. dayanamadım eve döndüm. zaten belediye çalışması iyice berbat etmiş her tarafı. yapılanı gördükçe küfrediyorum. bu heriflerin estetik anlayışı, güzelden anladıkları beton dökmek. heryer beton olmuş. kendime barbunya konserve aldım. onu yedim. evde internet yok. çocuklar soruyorlar. biraz sosyal medyada gezindim. nilü instagramda yardırmış, sıkıldım o kadından. ilişki kurmama kararı aldım. salonda uyuyakaldım. uyandığımda çocuklar da uyuyordu. gece burada kalacaz. zeyno'nun sınıfının çiğköfte partisi varmış. berra'yı da davet etti. böylece yarın sabah tüketici heyetine uğrayabilirim. telefon şikayetinden ses çıkmadı çünkü. bu arada; gene hiç çilek yok çünkü annem bir gün önce burgazdaymış ve hepsini yemiş. bir tane gözden kaçan buldum. berra onu yedi. şeftali ağacı dolu. trabzon hurması da meyve veriyor. benim üst katım satılık hala. acaba orayı mı satın alsam. balkonda biraz taravirileme yaptım. font sorun çıkardı. hallettim bir şekilde. çocukların karnı acıktı. hamburger yapayım mı dediğimde zeyno'nun yüz ifadesi görülmeye değerdi :) müthiş sevindi. yaşasın diye bağıracak erecede ama ayıp olur diye sevincini yuttu. ama bunu yüzündeki yansıması acayipti. evden çıkıp bisikletlere baktım. hiçbiri kullanılır durumda değil. köfteci yusufa gitme kararından vazgeçtim. bayram ikramiyesi yatmış. bankamatiklere gidip para çekmeliyim. parayı vakıfbank kredi kartına yatırmam lazım. böylece hem alışveriş hem kredi kartı ödemesini halledebilirim. şu düştüğümüz hallere bak. atm para vermedi. yandaki denizbanktan 1000 lira çektim. vakıfbank kredi kartına yatırdım. geçen kaybolan 550 lira ile ilgili mesaj geldi. sorun yokmuş. alışveriş faizi kesmişler. ben bu kredi kartlrının hepsini kapatayım da görün. yapı kredi kartını kapatmak üzereyim zaten. sırada vakıfbank var. bim ve a101'den hamburger malzemelri aldım. kızlar balkonda oturuyorlar. pişen hamburger köftelerini oraya götürdüm. orada yediler. zeyno'ya birşey olmuş. iştahı kapanmış. 2 hamburgeri bile bitiremedi. uzaylılar zeyno'yu klonu ile değiştirmiş diye maytap geçiyoruz. yemekten sonra berra yarınki çiğköfte partisine katılmaktan vazgeçti. eve dönelim diyor. eyvah, yarınki tüketici heyeti meselesi yattı. ismete yardım da... neyse, yapacak birşey yok. eşyalarımızı toplayıp yola çıktık. bauhaus'a uğradık. duvar kağıdını gösterdim berra'ya bir tanesini beğendi. alacaktım ama berra boya ve tuval alınca duvar kağıdını almaya limit kalmadı kartta. eve döndük. gece burgazda aldığım kirazları yedik. berra yattığı yerde sızdı kaldı gece yarısı olmadan. unutmadan; bugün iki kızın da yanakları kırmızıydı. onlara kızarmış domatesler diye lakap taktım. berra aban arkadaşlarına lakap takar mıydın diye sordu. ben de taktığım lakapları sayarken liseden cucu'yu andım. evde berçem gönderimi beğenmiş diye facebook'u bir açtım ki, bugün cucu'nun doğum günüymüş. özledim cucu'yu. arayayım. zaten aile dostum olarak senelerce görüşmediğime pişmanım. cucu iyi oğlandır. gece boyu taravirileme yaptım. bir ara berra'ya sataşım deim. yüz vermedi önce sonra gelip o bana sataştı. berra ile koşuşturmaca ve saklanmaca oynadık. koltuğun arkasına girmiş. çıkaamıyordu. yardım istedi. banane, nasıl girdiysen çık dedim. uğraşa uğraşa çıktı. geceyarısını geçe yattım, uyudum. gece ingilizce konuşma videosu açtım. sabaha o çaldı. ve farettim ki, artık bazı konuşmaları ayırt edebiliyor ve anlayabiliyorum. bu ingilizce işini halledicem ben ya... şunu da atlamayayım. ex'e mesaj attım.yrın gelip hem arabayı hem berra'yı lacak ben kurstayken. ve dün gece şansımız yaver gitti. tam evin önünde boş park yeri bulduk. artık buranın insanları kazadan beri sokağa pek parketmiyor sanki... eskiden boş yeri hayal bile edemezdim. gece 2 tane yer vardı ilk bakışta farkettiğim.
.jpeg)


Yorumlar
Yorum Gönder