10 HAZİRAN 2024 PAZARTESİ

 Sabah 7 gibi uyandım ve hemen giyinip para çekmeye bankamatiğe gittim. allahtan ek hesap para verdi. eve dönüp berra'ya sucuklu kaşarlı tost yptım. bir de gezide yesin diye soğuk sandviç... soğuk sandviçi streç filme sararken farkettim ki, ben streç film kullanmayı bilmiyorum. beceremedim. berra'yı uyandırdım. suratsız uyandı. ilacı bile zor içti. pikniğe gitmemeye karar verdi. aslı yokmuş, yalnız kalırmış piknikle. ruh hali iyi değil zaten. yatıp uyumaya devam etmesini söyledim. odama çıktı, yattı. ben de youtube'ta video izledim. sonra yazıcıyı çalıştırmaya karar verdim. bağladım ve şaşırtıcı şekilde sorunsuz çalıştı. tabii ilk başta 2 kere kağıt sıkıştırmasını saymazsak... bugün berçem'in doğum günü. berçem'in bir resminin çıktısını aldım ve çıktının resmini çekerek bunu sosyal medyada paylaştım. sonra da berçem'i görüntülü aradım ama daha uyuyormuş. afyonu patlamamıştı, bıraktım uyusun. yazıcıdan üstüste çıktı aldım. en iyi baskı paint ile oluyor. bu arada; yazıcının mürekkep tankı masa örtüsüne sızdırdı. artık bu masa örtüsü kullanılamaz. ayrıca; kilo problemi çok canımı sıktı dün ve bu sabah. 96-97 gibi kiloları görüyorum tartıda. birşey de yemiyorum halbuki. bu nasıl oluyor. anlamadım. günün tamamını aç geçirmeye kararlıyım. kahve, çay bile içmeyecem. 2. katın koridorunda berra'nın kaybettiği 300 lirayı buldum. evde düşürmüş. inşallah pikniğe gitmemesinin sebebi para kaybetmiş olması değildir. öyleyse çok üzülürüm. evden çıkıp bankaya gittim. cumartesi sırra kadem basan 550 lira için sıra aldım. sıramı beklerken bir kadın gördüm ki, öffff... şahane birşey.beyaz pantolon üstü siyah bluz... orantılı ve tam ideal büyüklükte bir göt, uzun bacaklar, ince bel, ince bilekler, endam, eda yerinde, yüzü de hiç fena değil. hem çok beğendim hem çok tahrik oldum. bir ara bankadaki işimi siktiredip peşinden gitmeyi bile düşündüm. ama elbette gitmedim. banka kaybolan 500 liranın akıbetini bulamadı. merkeze mesaj yazdılar. sonucu bekleyecez. bankadan sonra setbaşında dükkana gittim. tülümen yok. gerçi olsa ne yazar. sanki parası olcak. orada oyalanmadan ayrıldım ve her markete girerek beyaz damla çikolata ve çilek aradım. çilek hiçbir yerde yok. beyaz çikolatayı bimde buldum. berra geçen hafta beyaz çikolata kaplı çilek yapmak istemişti. bugün çilek de bulucam. yapsın. eve vardığımda berra hâlâ uyuyordu. saat 1buçuk. ben bilgisayar başındayken uyandı. saat 2buçuk.  bugün edip'e uğrayacaktım ama bana gönderdiği dosya silinmiş. bana çıkardığı masraf kalemlerini göremediğim için gitmedim. zaten vazgeçtim. her işi o kadar kalitesiz ki, kalan elektrik işini ona yaptırmakta da akıl işi değil. geçen haftalarda korkuluk için kartvizitini aldığım fatih'i aradım. bugün gelebileceğini söyledi ve geldi. korkuluk ölçüsü aldı. herişi yapabileceğini söyledi. elektrik, doğalgaz, banyo vs... hatta bir sürü yeni fikir verdi. mesela, mutfağı cam tuğlayla değil de vitrayla ayırma fikri benim de aklıma yattı. peyderpey tüm işleri yaptıracam. berra için soğuk sandviç yapmıştım. 1 tane daha istedi ve karnını bununla doyurdu. ben de kalan patates yemeğini bitirdim. akşam yemeğini böyle geçiştirdik. sonra berra gidip kendine abur cubur aldı. ben de şekerli yoğurt yedim. bu arada; dilek aradı. iyiymiş. keyfi yerindeymiş. öyle bir ses tonu var ki, sanki sadece beni değil kendini de ikna etmek ister gibi... bülent nasıl diye soruyor. iyiydi son konuştuğumuzda, boşlukta kalmaktan sıkılıyor sadece dedim. yazıcıyı çalıştırmıştım ama altına mürekkep sızdırıyor. masa örtüsünü mahvetti. çöpe atılmalık olmuş. masaya da geçmiş. masayı sildim. berra da yardım etti silmeme. bir naylon poşetin üzerine koyduk. dilek aradı. bülent ile konuştun mu diye soruyor. konuşmadım dedim. hakkaten de konuşmadım. aramamı istedi. aradım, meşgul. bir süre sonra barbin aradı. pek uzun konuşamadı, müsait değil sanırım. dilek'i arayıp iyi ama yorgun olduğunu söyledim. gece ilerleyen saatlerde barbin tekrar aradı. uzun uzun anlattı. hala dilek aklında. herif körkütük aşık aslında. berra bana sataşıyor. onunla gene tepişmeye başladık. biz oynaşırken berçem aradı görüntülü. onunla konuştuk. konuşurken berra beni battaniyeye sarıp dürüm yaptı ve ayaklarımı gıdıklamaya başladı.yaprak sarma gibiyim. engel olamıyorum. çilek almak içinn manava gittim. berra beyaz çikolataları eritip çilekleri ona bandırdı. dondurdu ve yedi. gece erkenden acayip derecede uykum geldi. gözlerim yanıyor ama gene de uyumadım. 23 gibi yatıyorum ben kızım dedim. salondaa yatsana dedi. ben de salonda koltuğa sığıştım ve uyudum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 ARALIK 2024 PAZARTESİ

18 HAZİRAN 2024 SALI

20 MAYIS 2025 SALI