01 HAZİRAN 2024 CUMARTESİ

berra'yı 3 te uyandırdım ve sabaha kadar uyanık tuttum. ama nasıl becerdiğimi ne siz sorun ne ben söyleyeyim. çocuk uyumak istiyor. her an tetikte. sürekli yatmasına, gözünü kapatmasına engel olmak zorundayım. tam 4 saat. ilk 2 saat felaketti. berra'yı bir an boş bıraksam uyuyacak. tatlılıkla onu uyanık tutmak için her tür şaklabanlığı yaptım. normalde asla reddetmeyeceği şeyleri bile istemiyor. tek istediği uyumak. saat 6'dan sonra biraz biraz yaptıklarıma karşılık vermeye başladı. oyunlar icat ediyorum. artık biraz katılıyor. çorap giydirme oyunuyla 1 saat kadar oyaladım berra'yı. saat 7'yi zor getirdim. hemen yola çıkıp 35C ve metro ile ex'in evine gittik. metro çıkışında berra için sosisli ve meyvesuyu aldım seyyar satıcıdan. mutfakta oturdum. berra aldığım şeyleri yedi. ben birşey yedirtmemiştim. meğer kahvaltı serbestmiş. zamanı gelince beraber doktorun muayenehanesine gittik. zaten yolun karşısında hemen. evden çıkarken bir kez daha ex!in aşağılamasına maruz kaldım. ayağımı ayakkabılığın üzerine koyup ayakkabımı öyle giymeye niyetlendim. hemen "irfan efendi" lafı geliverdi. oraya oturuyormuş, ayak koymuyorlarmış. sesindeki tonlama dayanılır gibi değil... hiçbir karşılık vermedim. içime atıyorum. yoksa söyleyecek çok sözüm var. mesela; kendine ait bir ayakkabılığa otur.bu benim. ben bunu alıyorum bile diyebilirim. giderken bir parka rastladık. berra biraz orada oyalanıp sallandı ve kaydı. muayenehanede berra'ya elektrotları takıp yatırdılar. ex yanında kaldı. ben dışarda oturdum. 1 saate yakın işlem sürdü. berra sedyede uyuyor. o esnada bir makina beyin aktivitelerini okuyor. işlem bittikten sonra ex ıslak mendil ile berra'nın saçlarındaki elektrotları yapıştırmak için kullanılan kremi silmeye başladı. benden de ıslak mendil getirmemi istedi. ben de niye uğraşıyorsun ki, hem çocuğun canı da yanıyor. nasıl olsa saçı yıkanmak zorunda, dedim. o an o nefret ettiğim tahammülsüz surat anında ortaya çıktı. bana öyle baktı ki, anasının onu istemeye gittiğimizdeki kin kusan bakışların bir benzeri. yaptığının veya söylediğinin tersini söylediğimde veya ona karşı çıktığımda içindeki kin hemen yüzüne yansıyor. ne kadar yoğun bir kin tuttuğunu anlayabiliyorsun. TATAR KİNİ: dünyada bundan daha yoğun bir kin olduğunu sanmıyorum. cengiz han'ın nasıl olup da o kadar insanı katledebildiğini anlayabiliyorum. tatarlar kin güttüklerinde çok kolay insanlıktan çıkabiliyor. sonra doktor bizi yanına aldı. berra'ya bir sürü hareket yaptırıp tepkilerini ölçtü. sonra oturup bize tedavi sürecinin gayet iyi gittiğini, problem çıkacak olsa şimdiye kadar çıkacağını, artık problem beklemediğini anlattı. bu süreçte tek dikkat etmemiz gerekenin ilaç kullanımında aksama olmaması gerektiğini söyledi. bu vesileyle ex!in ilaç işine benim özendiğim kadar özenmediğini, ilacı masanın üstüne koyup gittiğini, ilaç kullanımına nezaret etmediğini, bu yüzden de berra'nın unutması sonucu ilacın tüm gün geciktiğini öğrendim. ben yapsam anamı siker. ama kendisi yapınca ayşe berra suçlu hemen. ben şaşırdım ve nasıl yani, diye tepki verdim. hepsi o kadar. ardından doktorla konuşurken bazen 15 dakika kadar geciktirebildiğimi, bunun sorun olup olmadığını sordum. lafın başında kendi adıma konuşayım, demiştim. meğer ex han'fendi buna içerlemiş. ona laf soktuğumu düşünmüş. çıkışta parkta gene mola verdik. berra salıncakla sallanıyor. ona bilerek laf çaktığımı söyleyip tartışma çıkardı durduk yere. bir sürü atıştık. laf sokmadığımı söyledim ama o kendini inandırmış bir kere. o hep haklıdır. epey bunun hakkında tartıştık. tartışma sırasında berra'nın günlüğünü okuduğunu söyledi. bu sayede bir ilaç kullanmayı unuttuğunu öğrendiğini anlattı. şiddetle karşı çıktım. günlüğü okumasının ayıp olduğunu, okumamasını söyledim. hayır okuyacam diye tutturdu. tam da günlüğü okunacak yaştaymış. it kopukla mı takılıyormuş, ne yapıyormuş, kontrol etmeliymiş. benim çocuklarım iyi yetişmiştir, serserilere takılmaz, yanlış birşey yapmaz diyerek karşı çıktım. gerçekten de çocuklarıma çok güveniyorum. çok iyi yetiştiler. diğer ailelerin yaşadığı sorunları yaşamıyoruz. mesela, ekran bağımlılığı benim çocuklarımda minimum seviyede. bunu söyledim. sen öyle san, telefon elinden düşmüyor dedi. ben de eline telefon almıyor dedim. dediğinin doğru olduğunu sanmıyorum ama doğruysa bile çocuğa ilgi göstermediğini gösterir bu. berra benimleyken telefonu nadiren eline alıyor. doktorun muayenehanesindeyken banyo konusunu mesajla yazdı. berra yanımızda. o yüzden yazıyor. berra'ya evde banyo yapmasını ben söyleyecekmişim. sen de söyleyebilirsin, sorun çıkmaz ki dedim. bu arada yazdığı mesaja kahkahalarla güldüm. durumu da açıkladım ona. bitişik yazılması gerekenleri ayrı, ayrı yazılması gerekenleri bitişik yazmıştı :) doktordan eve dönerken parka uğradık gene. berra sallanırken biz konuşuyorduk. berra'nın günlüğünü okuduğunu öğrendim ve karşı çıktım. ayıp olduğunu söyledim. okumakta haklı olduğunda ısrar ediyor. berra'nın tam da yoldan çıkma yaşında  olduğunu, bu yüzden kontrol altında olması gerektiğini ileri sürüyor. ben tüm çocuklarımızın gayet dğüzgün yetiştiğini ve sapıtmayacak kalitede olduklarını, iyi yetiştirildiklerini söyledim. ama işe yaramadı. ısrar ediyor doğru yaptığında. bir ara, berra'nın karar vermesi gereken bir konu oldu. çocuğun konuşmasına fırsat vermeden lafını kesiyor. itiraz ettim. bırak o konuşsun dedim. sürekli bir yönlendirme ve ayar verme çaabasında. bir ara sözü laf çakma meselesine getirdi. doktorda ilacı geciktirme konusunda ona laf çakmışım. öyle diyor. halbuki laf çakma niyetim yoktu ama başkasını nasıl bilirsin, kendin gibi meselesi... o daha yeni bana mesaj atarken inşallah bu sefer uyuyakalmazsın diyerek geçen doktor randevusunu kaçırmamı bana laf sokarak hatırlatmıştı. benim de aynını yaptığımı sanıyor.   Banyo konusunu açmak için lafa girdim ama konuşmama fırsat vermedi. hemen araya girip lafı ağzıma tıkadı. neyse, berra annesinin evinde yıkanacak. bit konusunu açtı. laf sokuyor gene. o tek başına mücadele ediyormuş. benden destek gelmeyince bitten kurtulamıyormuş berra. hakkaten aylardır bit var berra'da. geçen hafta babannesindeyken saçına gazyağı sürüp yıkamıştık. annem sadece sirke var deyip onları temizlemişti. ex ima yoluyla beni suçluyor ama yeni evi aldığımda berra aylarca bana gelmedi. temizlense o zaman temizlenirdi. bunu hatırlatınca ex'in suratı gene o sirke satar pozisyona geldi. nefret ediyorum o suratı görmekten. o kadar canım sıkılıyor ki, anlatamam. eve gittik. berra yıkanırken berra'nın odasında yerde oturdum. ex'in her hareketi bana batıyor şu anda. görmeye bile tahammülüm yok. sinir etti beni. nitekim patenleri arabadan almak için dışarı çıkarken ayakkabımı giymek için ayakkabılığa ayağımı dayayınca aşalayıcı bir "irfan efendi" lafı geliverdi. oraya ayak dayamıyorlarmış. oraya oturuyorlarmış. sustum ama tepem iyice attı. berra ile iç çamaşırı ve tişört almamızı söylüyor. dükkanı tarif ediyor. yürüyerek anıt otoya gittim. 45 dakika sürdü. patenleri alıp geri dönerken telefon geldi ex'ten berra uyumuş. eve gidip ex ile burun buruna kalacağıma çizmana gittim. epey zaman orada oturdum. yakındaki yeşillkte dut ağacı vardı. gidip toplayıp yedim. çok şaşırtıcı. bursada dut bulmak için uğraşırsın çünkü senden önce birileri yemiş, toplamış olur. burada bir allahın kulu elini sürmemiş. gizli saklı bir ağaç değil. ortalıkta ama buranın züppeleri ayağa yaklaşmamışlar bile. dünyanın dutunu yedim. dallar dut dolu. gerizekalılar. gidip pazardan, marketten üstelik normalden yüksek fiyata alıp yiyin. bu semtleri bu yüzden sevmiyorum. sonradan görme züppelerle dolu. berra'nın uyanacağı yok. onu alıp beraber eve dönme planı yattı. e sonunda eve yalnız döndüm. ama önce koçtaş ve bauhausa uğradım. elektrik ve duvar kağıdı malzemelrine baktım. adnan hakkaten ucuza almış. ama ucuz bir marka almış. no problem.  evde nilü'yü aradım, gelsin istedim ama nilü uygun değil. inegöldeymiş. yattım uyumaya çalıştım ama o kadar uykusuz olmama rağmen önce uyuyamadım. sonra uyudum ama bu sefer de 8 gibi adnan'ın aramasıyla uyandım. bülent arayıp adnan'ın bu meseleyi onunla ne zaman konuştuğunu öğrendim. adnan da ibnelik peşinde.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 ARALIK 2024 PAZARTESİ

18 HAZİRAN 2024 SALI

20 MAYIS 2025 SALI