16-17-18 ŞUBAT 2024
Burgazda tecrit günleri. uyuz belasından kurtulmak için bunu yapmam gerek. cuma sabahı ilk iş sağlık ocağına gidip uyuz losyonu ve şampuanı yazdırdım. ama 19'una kadar sistem ilaçları vermiyor. sonra gidip ex'in arabayı bıraktığı eski evin ordan arabayı aldım. arabaya bütün yıkanacak giysileri, ve gerekli diğer eşyaları koydum. setbaşına gittim. artık dükkana girmiyorum birkaç gündür. dışarda oturuyorum. bülo yanıma geldi. tam o sırada banka hesabına bakıyordum. kredinin bir taksidini yatırmış. banka da hemen faiz kesmiş. korkunç yüksek faizler. bülo itiraz ediyor, senin ne kadar borcun var ki bankaya diyor. ulan, senin vermediğin kadar eksi bakiyem var. fazlası yok. muhabebeci ahmete uğradım. bir sürü misafiri var. oturup onların gitmesini bekledim. arada çay ve baklava ikram ettiler. ahmede berçemin iş mevzusunu söyledim. arc ile konuşacağını söyledi. arabaya atlayıp burgaza doğru yola çıktım. yolda giderken berçem aradı. nasılsın diye sordu. zaten sesim falan bok gibi. kaç gündür bunalımdayım. iyi değilim deyiverdim. çocukcağız ağlamaya başladı. meğer hostesliğe kabul edildiğini söyleyecekmiş. şu hosteslik işi hiç hoşuma gitmiyor. istanbulda nasıl yaşayacak bu kız. istanbulda sivil havacılık hastanesi diye bir yerden sağlık raporu alması gerekiyormuş. sadece o 12bin lira. bu kız istanbulda nerede kalacak, ne yiyecek, ne içecek. sorduğum hiçbirşeye cevap vermiyor. ben hallederim. ben üstesinden gelirim. tek dediği bu. burgaza gidince ilk iş bir hafta boyunca yiyeceğim erzakı aldım. bu kadar minimal alışverişin bu kadar tutması inanılmaz. günün kalanını youtube'ta video izleyerek geçirdim. özellikle adnan oktar belgeseli ve onla ilgili diğer videoları. bir tane kedicik vardı. kızı babası aynı benim yetiştirdiğim gibi yetiştirmiş. ama kız gene de adnan hocanın ağına takılmış. korkmadım desem yalan olur.
cumartesi gününü neredeyse hiçbirşey yapmadan geçirdim. sadece youtube videoları izledim. tüm gün battaniyenin altında yattım. hava soğuk. bulabildiğim tüm adnan oktar videolarını izledim.
pazar gününü de genel olarak evde geçirdim. zaten 2 gündür ishal gibi birşey oldum. dışarı çıkmam pek mümkün değil. niye oldu, anlamadım. olmadık birşey yemedim ki... pazar günü ihsan geldi. satılığa çıkardığı eve taktırdığı çelik kapı ile ilgilendi. onunla biraz konuştuk. depoya talip çıktığını, kiracılarla olan problemleri anlattım. kendime tarhana çorbası ve mercimek yaptım. tüm akşamı gene adnan oktar ve fatih altaylı videoları izleyerek geçirdim. bir de pazar sohbeti tabii...
unutmadan; berçemi arıyorum, açmıyor. ex'e bu konuyu konuşalım diye mesaj attım. yarım yamalak birşeyler konuştuk. kız konusunda benim endişelerimi hiç taşımıyor gibi davranıyor adeta. delirecem. bu kızı bir meçhule gönderiyoruz.
haftasonunun bir ilginç gelişmesi de tuğbanın 4 günlüğüne türkiyeye gelecek olması. ahmetin yanına gitmek için türkiyeye gelecekmiş. arkadaşı beste de pegasusta çalışıyormuş. ona berçemin yanında kalıp kalamayacağını sordum. bestenin çok gıcık olduğunu zaten evinin de 1+1 olduğunu söyledi.
Yorumlar
Yorum Gönder