26 OCAK 2024 CUMA

 Sabah 9 gibi yataktan çıktım. internet kesilmiş. şoknet'e aylık ödeme yapmam lazım. 4 günlük melhem ve ardından kaplıcada kaynar su ile yıkanmama rağmen hala bazı yerlerim kaşınıyor. sanırım uyuzu yokedemedim. bu yüzden geçenlerde aldığım su püskürtücüye uyuz melhemi ve su doldurdum. su soğuk olduğu için erimedi melhem. kaynar suya koydum püskürtücüyü ama spreyi bozulmuş, püskürtmüyor. kettle'da su kaynattım ve bakır leğeni doldurdum. en üst kat banyosunda tüm vücudumu melhemli su ile yıkadım. ardından da kaynar su ile durulandım. yandım ama dayanmam lazım. bornozla kurulanıp yeni ve kaynatılmış elbiseleri giydim. kaşıntı yok. ama bu işlemi birkaç kere daha yapıcam. kendime bir kahve yaptım hazır kaynar su varken... bir deçıkardığım içlikleri kaynar suya sokup astım. dışarı çıktım. son haftalardaki ayaz yok. daha mutedil bir hava. muhasebeci ahmet'e uğradım. gene yok. bir haftadır bulamıyorum. setbaşına gittim. adnan'ı sordum. yok. gelmemiş. 3-5 gün daha alanya, didim tarafında olacaklar, belli ki... gelince sürükleye sürükleye elektrik işlerini yaptıracam. dükkanda ecem ile konuşurken mustafa geldi. abi, bunu nasıl beceriyorsun, dedi. neyi dedim. hamal lazım olduğunda gelmeyi, dedi. birden aklıma bim'de bugün satışa sunulacak kovalı temizlik paspası geldi. benim işim var deyip bim'e gittim. yok, satılmış. oradan incirlideki bim'e gittim. orda da yok. toplam 6 bim dolaştım. en sonunda şükraniyedeki bimde buldum. bir tane de fiyakalı bir paspas vardı. ikisini de aldım. 600 küsur lira... alım gücümüz o kadar düştü ki, artık basit şeyler aldığımızda bile canımız yanıyor. tam cuma saati bim kapanırken yola çıktım ve eve döndüm. aldıklarımı bırakıp ahmet'i aradım. ofiste değilmiş gene. ben de setbeşına gittim. dükkanda biraz ecemle çene çaldım. mustafa ile adam öldürsek cesedi ne yapmalı konulu bir acayip sohbet yürüttük. o cesedi kirece atmanın en iyisi olduğunu söylüyor. bence benim yöntemim çok daha iyi. kurandan incilden falan bahsettiler. ben de incilin gerçek mahiyetini onlara anlattım. şaşırdılar. saat 3 gibi karnım acıktı. tüm gün 1 bardak kahve ve 2 bardak çay dışında birşey girmemişti mideme. ecem'in öğle yemeğinde yemediği yarım ekmeği aldım ve evde ton balığı ile yedim. sonra da şoknete gidip internet parasını ödemek için çıktım. ama şoknet 600 küsur lira para istiyor. 197 idi ben başvurduğumda. bir sorun var. telefon ettim. 500 lira kurulum parası yazmışlar. ama benden kurulum parası almayacaklarını söylemişlerdi. ödemedim. internet yok evde. belki bu arada kablonet işini halledersem, hiç şoknet'e gerek kalmaz. eve dönerken abur cubur aldım. o bile 200 lira tutuyor. aslında fiyatlar reel olarak artmadı. gelirlerimiz 3/4 hatta 5/6 seviyesinde düştü. bu sene çok zor geçecek. bu arada; bugün sabah harun arayıp cumadan sonra geleceğini söylemişti. geçenlerde ona konuşmamız gereken şeyler var demiştim. öğlen aradı ve uzakta olduğunu ama istersem geleceğini söyledi. işine bak, sonra görüşürüz dedim. evden bilgisayarımı alıp millet kütüphanesine gittim. niyetim geç saatlere kadar burada çeviri yapmak. bir de benim eski taraviri ortağım esattr'nin gönderdiği digital rom linkinden rom sayılarını indirmek. rom'un ilk 29 sayısı basılmış. indirdim. gıcır gıcır. şahane. arada, harun aradı. reddettim. başka zaman ararım. bilgisayar başında blog yazdım ve şimdi de tercümeye başlayacam. biraz gümüş sörfçü tercüme ettim. geçenlerde tercüme ettiğim miles morales metinleri kayıp. dosyayı aktarırken yoketmişim. saçma sapan bir harf yığını çıkıyor dosyayı açınca. mecburen sıfırdan yapıcam. gece 9buçuk gibi kütüphaneden ayrıldım ve eve döndüm. şe geceleri tıkınma huyumdan vazgeçmem lazım. bir kutu leblebili kurabiye, yarım çikolata, 1-2 halley ve 2 kilo mandalinayı yedim uyuyana kadar... bütün yemek yemeyip geceleri böyle tıkınmam bütün o aç kalmayı berhava ediyor. gece yarısını geçe yattım ve hemen uyudum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

23 ARALIK 2024 PAZARTESİ

18 HAZİRAN 2024 SALI

20 MAYIS 2025 SALI