04 OCAK 2024 PERŞEMBE
Sabah 5'te uyandım. dünkü blog girdisini yazdım. sonra 8'e kadar uyudum. 8'den 10'a kadar yataktan çıkmadım. oyalandım. yataktan çıktım ve tataa... sol dizim nanay... korkunç bir sancı. yürüyemiyorum, üzerine basamıyorum. durum fena. zorlukla ve topallayarak bazı kolileri üst kata taşıdım ama işi tamamlamak ne mümkün. borsaya baktım. sapıtmış. öyle dengesiz ki, qnb sabah seansında %9 düşerken ikinci seansta % 8 artıyor mesela... diğer kağıtlarda da dengesizlik var. dizlik lazım. eskisi kirli. çarşıya gittim topallaya topallaya. dizlik aldım. dükkan sahibiyle biraz siyaset konuştuk. yolda bir zamanlar müdavimi olduğum ama çok uzun zamandır uğramadığım okçular çarşısındaki fırından kıymalı börek aldım. yolda yürürken yedim. Buski'ye uğradım abonelik için. Sayaç numarasını istediler. Evin su sayacının olup olmadığını bilmediğimi farkettim. (Kapının girişindeymiş) setbaşına gittim zorlukla. bir süre takıldım ama diz fena. eve gidip yattım. epey sonra kalktım. kornişi takayım dedim ama hem bacak izin vermiyor. hem de tavan bir acayip.. elimle vurunca tok bir ses geliyor. altı boş gibi. matkapla delsem dağılır diye korktum. yarım bıraktım. ama kornişler biraz uzun salonun kornişini biraz kısalttım. eve yakından bakınca işçilik kalitesinin çok kötü olduğu ortaya çıkmaya başladı. parkeler arasında birkaç milimlik boşluk var mesela. boya sıkıntılı. berra'nın odasındaki dış cephe duvarındaki su sızıntısı sorunu malum. duvar hala ıslak. artık gider tıkanmıyor ama sorun oluğun tıkanması değil belli ki... merdivenin üstündeki tavan alçaklığı derdi zaten kambur edecek beni. mutfakta olmadık yerlerde giderler var. epey bir kırma dökme yapmamız gerekecek. akşama doğru bilgisayarımı alıp anneme gittim. giderken edip'e uğradım. telefonla konuşuyor. kardeşiyle konuştum biraz. halimi gördüler. topallaya topallaya incirli'ye gittim. annem evde, ahmet yok. ahmet'e ev konusunda hiç güvenmediğimi söyledim. valla kadının birine bedavaya verir burgazdaki daireyi o salak. birşeyler yapalım diye konuştuk. vesayet, haciz falan derken en sonunda intifa hakkı kurmaya karar kıldım. bu arada ihsan ve meral mevzusu açıldı. meğer ihsan ahmet'e ev devri için kendisine tapudan mesaj gelince annemi arayıp (gene) abuk sabuk konuşmuş. ne söylediğini söylemiyor annem ama ihsanın suratına telefonu kapatacak kadar üzmüş annemi. bu çocuk nasıl bu kadar manyağa bağladı, anlamadım. annem oruçluymuş. ezanla beraber akşam yemeği yedik.
Yorumlar
Yorum Gönder