23 ARALIK 2023 CUMARTESİ
Sabah uyandıktan sonra biraz bilgisayarda oyalandım ve sonra tüm çamaşırları vs yıkamaya niyetlendim. Günlerdir muzdarip olduğum kaşıntı uyuz anlaşılan. Herşeyi kaynatmak gerek. Ama çamaşır makinesi çalışmadı. Ben de kombiyi açıp kovaya sıcak su doldurdum. İçine kırmızı biber döktüm. Onunla iyice yıkadım. Uyuz tedavisiymiş. Yeni iç çamaşırı giydim ama başka yeni kıyafet yok. Mecbur eskileri giydim. Biraz çıkıp dolaştım. Evi sattığım adamın dayısı zülfikar evde. Onla konuştum. Bazı eşyaları getirmiş. Elektrik bağlantılarını kesmiştim. Henüz farkında değil. Hoş, farkında olsa ne olacak. Bugün de dağıtılan lokmalardan aldım. Dün de almıştım. Evde bazı eşyaları arabaya yükleyip bursaya geldim. Dükkana gittim, kapalı. Mustafa bir yerlere gitmiş herhalde. Akşam gün için 50$ almam lazım. Sevgiye vericem. Kendimi ayrı olarak güne dahil edecem. Ama para yok, gene eksi bakuye derken birden aklıma geldi. Ahmet'i maaş yattı. Para çektim. Dolar aldım. Önceki günkü market alışverişi parası. Kalanı annemle Ahmete veririm. Dükkana döndüm. Mustafa gelmiş. Ama hasta. Koltukta uyudu. Ben de blog yazıyorum. Bir ara tuğbayla konuşmak için dışarı çıktım. Rüzgar kesiyor resmen. Üşüdüm. Bu arada, evet tuğba 1 haftalık aradan sonra sabah aradı. Ahmet'i yanından ayrılmış. Adanaya gidiyor. Oradan da Adıyaman 'a. Birkaç kere araştık, konuştuk. Ahmetle çok güzel zaman geçirdiğinden bahsetti. Akşam üzeri ise ahmetin gelecek kaygısından ve ona dair ümitsizliğinden. Kafası çok karışık... sık sık cehaletin ve bilinç sahibi olmamanın getirdiği mutluluğa özeniyor. Perdeleri ve bilgisayarı eve getirdim dükkandan. Akşam 7 ye kadar evde bekliyecem. Sonra güne gidicem. Bu arada çarşaf ve yorganı değiştireyim. Malum, uyuz konusu. akşam 8 gibi ex'in evine gittim. apartmanın bahçesinin girişi demir kapı ile kapalı... telefon ettim. pencereden uzaktan kumanda i
le açtı. bahçe müsait. arabayı parkettim. daha kimse gelmemiş. ayşe ile zaman geçirdim. printer'ı çalıştırmasını istedim. bir çıktı aldık beraberce. sonra salona geçtim. ex'e yardım lazım mı diye sordum. gerek yok dedi. oturdum ben de... ilk ufuk ile nurcan geldi. sonra alos ile hülya, ahmet ile fatma... hepsi de arabalarını acıbadem hastanesinin önüne bırakıp eve yürümüşler. sonra selma ile hüseyin geldi. selma bahçe kapısının önüne geldiklerinde ex'i arayıp kapıyı açmasını istedi. ex de elinde kumandayla misafirlerin yanından pencereye doğru giderken tek akıllı selma çıktı demez mi... salondakilerin suratı çarşamba pazarına döndü. ex farkında değil durumun... neyse, herkes toplandı. sohbet, muhabbet, bol bol tıkınma... ex pek fazla birşey yapmamış. zayıf bir sofra... olsun, problem değil... keşke diğer kadınlar da bu kadar minimalist kalsa... ufuk pek iyi değil. berenin odasına geçip biraz kestirdi. epey geç saate kadar oturduk. ilk başta az yedim ama sonlara doğru durmadan tıkınmaya başladım. kel masadaki yiyecekleri kaldırttı ben yemeyeyim diye... millet yavaş yavaş gitmeye başladı. güne single olarak katılacağımı ve listenin en sonuna beni eklemelerini söyledim. ex'e de 50$ verdim. benim yapacağım pasta börekle ilgili espriler havada uçuşmaya başladı hemen... ben de hepinizi zehirleyecem ama yanımızda doktor var, endişeye mahal yok dedim. ufuk ve ahmet en sona kaldı. ben de en son seferdeki günden 100$ alacağım olduğunu ve ufuk'a vermem gereken 50$ ı ondan mahsup ettiğimi söyledim. nurcan müdahale etti. meğer bizim de ufuklara 100$ borcumuz varmış. ödeşmişiz. eh, peki... bir dahaki günde ufuk'a 50$ veririz madem. ama nurcan kendini parçalarcasına beni ikna etmeye çalışıyor. ben tamam nurcan sorun yok dedikçe öyle olmuştu, böyle oldu falan diye izah etmeye çalışıyor. en sonunda itiraz etmiyorum nurcan. siz bizden daha iyi takip ediyorsunuz. sen öyle diyorsan öyledir. niye durmadan anlatıyorsun ki, dedim. ahmetle fatma da borçları olan 100$ ı ex' vermişler daha önceden. onlardan da alacağım yok. sadece kel ve hakkı'dan 100$ alacağım var demektir. herkes gitti. ben en sona kaldım. ex'e yaptığı eşşekliği söyledim. sırtı dönüktü, suratını görmedim ama sarsılkdıpğına eminim. bayan mükemmelin hatası çıktı. tabii, kendi içinde bunu da bana yükleyip benim hatam olarak kodlamış olabilir. yapmadığı şey değil. sen beni bozdun, bu yüzden bu hatayı yaptım der mi der. demişliği var. neyse, yeşile döndüm. yastık ve çarşafları değiştyirdim ve yattım. tuğba ile yazıştık biraz. tuğba hiç iyi değil. morali çok bozuk. aileviilşkilerinin kendi içinde ne kadar kopuk olduğunu farketmiş. ona cavı sıkkın. ahmetin ona yazdıkları zaten kızı darmadağın etmiş. biraz teselli etmeye çalıştım. sonra mışıl mışıl uyudum. işlginçtir, bu sefer rüya görmedim.
Yorumlar
Yorum Gönder