19 ARALIK 2023 SALI
Biraz geç uyandım. 7buçuk gibi. saat 9'a kadar oyalandım. kıyafetimi değiştirdim. kışlık paltomu nihayet giydim. termal içlikleri de. dükkana gittim. oradan da bankaya. şube değiştirecektim. meğer şube mube değişmiyormuş. boşuna uğraşmışım. cumhuriyet caddesine gittim. rasgele bir perdeciye girip eski storlar için mekanizma bulup bulamayacağımı sordum. kendisinde olmadığını ama perde parçası satan bir dükkanın yerini tarif etti. dükkanı buldum. dükkan sahibiyle epey sohbet ettim. bana eski stor parçalarının olduğunu ama kesin olması için bir stor getirmemi istedi. tekrar dükkana döndüm. mustafa ve ecemle sohbet sırasında laf börekten açıldı. canım börek çekti. midem kazınmaya başladı. gidip börek aldım. hep beraber yedik. hesaba baktım. kira yatmamış. hamide hastalığını sordum mesajla. borsayı süreklikontrol ediyorum. aldığımdan beri bana yüzde 35 kaybettiren qnb 3 gündür tavan yapıyor. bir haftaya kalmaz kara geçirir gibi... o kağıdı geçen perşembe alsaymışım manyak prim yapacakmışım. artmaya başlayacağı gün o kadar belli olmuştu ki, zaten düşerken de özel bir planlama olduğu anlaşılacak şekilde hep aynı döngüyler düşmüştü. birileri o kağıtta oynuyor. kasıtlı düşürüp ucuzdan topladılar. inatla satmadım. şimdi de çıkış trendini yakaladım. marangoz mustafayı aradım. gidip renk seçmem gerektiğini söyledi. 3 renk seçtim ve gardrop ve yatakları hemen yapmasını söyledim. mutfak dolapları birkaç ay bekleyecek doğalgaz hattı yüzünden. ordan ayşenin okuluna gittim. ayşenin çıkmasını beklerken ex geldi. hayret, beni görünce yüzü güldü. şaşırdım. ayşeye anahtar vermeye gelmiş. belki anahtarı yoktur dihye. ablası evde olmayacakmış bu akşam. halbuki ben ayşeyi sıkı sıkı tembihledim. artık büyüdün asla anahtarsız dışarı çıkma dedim. nitekin ayşe anahtarları yanına almış. ayşeyi cantıkçıya götürdüm. ex'i de çağırdım, gelmedi. ayşe de aslı'yı getirmek istedi. o da gelmedi. cantıkçı ayşeyi görünce haklıymışsın. çocuk değil gençkız olmuş, ayşecik, dedi. bunları gördükçe yaşlandığını anlıyor insan dedi. bir de bana sor. tekne kazıntım bile kazık kadar oldu. bebek arabasıyla cantıkçıya geldiğimizden falan bahsetti. ayşeyi okula bıraktıktan sonra bir tane stor perdeyi evden alıp perde malzemesi satan dükkana gittim. uygun parça var mı diye baktı. varmış. metresi 60 liraya olurmuş. yaşasın. 10bin lira vermekten kurtuldum. 1000 liraya hallolacak perde işi. diğer perdeleri de getirmemi istedi. hepsini hazırlayacak. yolda dönerken berçemi arayıp yarın gelip benim için tül perdfe beğenip beğenemeyeceğini sordum. benim beğenme yeteneğimin köreldiğini, kadınların hizmet ederek köleleştirme yoluyla erkeği kendine muhtaç ettiğini anlattım. merak etti. ben de annesinin tanıştığımızda gayet paspal olduğunu, ona estetik duygusunu benim yüklediğimi, şu an annesinin herşeyi kendine yakıştırdığını, rafine bir zevke sahip olduğunu ama bunu bana borçlu olduğunu anlattım. sonra da hizmet ederek köleleştirmenin mekanizmasını anlattım. eskiden gayet becerikli olan babasının artık hangi gömlek hangi kravat ile olur, onu bile beceremediğini anlattım. pek güldü. eve gidip 5 tane daha stor aldım. pencereleri ve storları da ölçtüm. sorun yok. uyuyor. adam bama maliyet hesabı yaparken, 500 lira ekstra parayı ekleyiverdi. 700 tutuyor metrexi 60 liradan. 1300 lira istedi. aradaki fark ne parası deyince, mırın kırın cevap verdi. anladım ki, geçiriyor. neyse, canı sağolsun. dönerken burgazdaki eve talip olan ama geç kalan imdat'ı aradım ihsanın evi için. yarın burgazda buluşalım dedi. hayda, yarın berçemle buluşacaz. kızımı aradım. cumartesiye erteleyelim mi, dedim. cumartesi olmaz, budapeşteye gidicem, dedi. hoppala. haberim yok. yarın geldiğinde söyleyecekmiş. fatih ile buluşmaya gidiyormuş. geçen fatihe ultimatom verdim demişti. birşeyler oluor, olmuş aralarında. bakalım ne olacak.sevdim ben bu oğlanı. düzgün gider inşallah ama gene de berçem bilir. sadece akıl veririm, karışmam vereceği karara. bu arada, hamid 10bin lira kirayı yatırttırmış. 5bini ile hise senedi aldım. kalan 5bini de naci'ye verdim. ardından edip'e uğradım. biraz naci'nin densizliğinden ve yaptığı salaklıktan bahsettim. şu an yaşadığımmaddi sıkıntının sebebi harun'un bana para lazım deyip 600 küsur bin lirayı kendisine alması. o para ben de olsaydı herşey güllük gülistanlık olacaktı. edipten özellikle eve hemen vitrifiyeleri taktırmasını söyledim. adamı aradı. yarın takarlar inşallah. hatta beraber eve gittik. kafamı 4 kere çarptığım merdivendeki tavana bir çare bulmamızı söyledim. çare olmadığını söyledi. eyvah. merdivenden çıkarken kambur olmaya devam. dükkana gittim. mustafa ile kahve içtik. eve geldim. motorla burgaza gitme niyetindeydim ama hava kararıyor ve ben karanlıkta motor kullanmak istemiyorum. gündüz gözüyle bile motoru görmeyen şoförler gece ezerler adamı... metro ile gitmeye karar verdim. tam o sırada bağırsaklar çıldırdı. baktım dayanılacak gibi değil, defi hacet ettim. saçma sapan bir iş oldu. topladığım yapraklar da tuvalet kağıdı oldu. burgaza döndüm. patates yemeğini bitirdim. yarına yemek kalmadı. seyhanlara gidip sütlü baklava, kadayıf alıp yedim. gündüz de tavukgöğsü yemiştim enderde. neyse, tartıda sorun yok. tüm gece yeni bilgisayara program kurmakla uğraştım.
Yorumlar
Yorum Gönder