13 ARALIK 2023 ÇARŞAMBA
Gece gene rüya gördüm. Unutmamak için kendimi çok tembihledim ama gene bölük pörçük hatırlıyorum. Bir fil vardı. Dünya ortadan ikiye yarılmıştı ve fil dünyayı ya kurtaracak ya da dünya patlayacaktı. Hortumundan magmaya biŕseyler falan damlatıp dünyayı kurtarıyordu. Böyle acayip bir rüya. Kalkıp diğerleri uyanmadan yeşile gittim. aydınlıkta cüzdanı bir daha aradım. Yok. Umudu kestim. Bilgisayarı açtım. Biraz taravirileme yaptım. Perdeci mustafa aradı. Dün akşam unutmuş. Şimdi gelebileceğini söyledi. Hemen gelmesini söyledim. Epey bekletti ama onu beklerken yastıkları istifleyeyim dedim. Yatakla duvar arasında cüzdanı buldum. Oraya sıkışmış. Oh be! Mustafa geldi, ölçü aldı. Evi kaça aldığımı o da sordu. Ona da söylemedim. Kimseye söylemiyorum. Kızın okul kitaplarını buldum. Meğer boşalttığım ıvır zıvır torbasındaymış. Yanıbaşımdaymış. Bankaya gittim. Kartlar tekrar açılsın istedim. Telefonda 24 saat geçmeden başvurularda açılır demişlerdi ama meğer takvim günü biter bitmez iptal ediliyormuş. Yeni kart talebinde bulundum mecburen. Sonra setbaşına dükkana geldim. Çay içtim ama karnım aç. gene de birşey yemedim. peerdeciye gittim. zebra perdeden bahsetmişti, ne olduğunu gösterdi. ikili perdeymiş. pek gözüm tutmadı ama en ekonomik olan o... keşke bendeki storların mekanizmaları bulunabilse... pirinçhanda çizman'a uğradım. levent orada. biraz lafladık. 2 daredevil aldım. oradan arabayı alıp okula inmeyi düşünüyordum ama vakit epey geç olmuş. yetişemem. doğruca okula gittim. çıkışta berra'yı alıp önce dükkana gittik. yolda berra benim hiç aklıma gelmeyen birşeyi akıletti. evden okula 35C ile gitmek. hakkaten ya... evin önündeki duraktan okulun yanıbaşındaki durağa. aferin akıllı kıza. benim için yürüme mesafesi olduğu için hiç bunu düşünememiştim. bülo ile konuştum arada. kredi taksitlerimi her ay ödemesini istedim. alacağımın 60 bin lirasını böyle halledicez. ötesine de bir çare bulurum. ayşeyle beraberce eve gittik. merdivenlerde neredeyse ayşenin bile kafası çarpacak tavana. ona birşeyler yapmalıyım. fazla oyalanmadık. pencerelerin üstündeki bantları sökmeyi seviyor. biraz söktü. çatıyı merak etmişti. merdivenle çıkartıp çatıyı gösterdim. arabayla onu eve bıraktım. geçen sefer arabayla götürmemi istediğinde hem yağmurlu hem yoğun trafik olduğundan götürememiştim. onu telafi ettim. eve bıraktıktan sonra burgaza devam ettim. midem sırtıma yapışacak açlıktan ama gene de hemen yemedim. akşamüstü sahilde biraz dolaştım. günlerdir pilav yemiyorum. pirinç aldım. reyhandan aldığım melkileri bol soğanla kavurdum. yanına da pirinç pilavı. üstüne ekler ve ilk tekirdağda yediğim şu sarı tatlı... oh, mis. bu arada, akvaryumdaki balık ölüm derecesinde hareketsiz. açlıktan galiba. biraz yem attım. hamle bile etmedi. elimle yukarı kaldırdım. biraz yedi. bakalım ne olacak. gece gene simpson seyrettim. ya çok gülüyorum bu diziye. hatta tek ona gülüyorum. şahane bir espri anlayışı var. eski çamaşır makinasıyla eski kurutma makinasının barda üzerine bahis oynanan yarış atları gibi kullanıldığı sahnede kahkaha attım. bu arada, satttığım eve uğradımç. sadece boyanmış. kapılar falan aynen duruyor. ama onlar da boyanmış. güya dünyanın masrafını yapacaklardı. pöh.
Yorumlar
Yorum Gönder